BTÜ, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü etkinlikleri kapsamında 15 Temmuz şehidi Prof. Dr. İlhan Varank’ın ablası Ayşe Varank Arslantürk’ü konuk etti. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da düzenlenen programda Arslantürk, “Karanlığı Aydınlatan Bilim ve İman: Bir Şehidin Portresi” başlıklı söyleşide öğrenciler ve akademisyenlerle buluştu. Moderatörlüğünü BTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Burak Çakırca’nın üstlendiği programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, akademisyenler ve idari personel ile öğrenciler katıldı.
O gece Çanakkale ruhu yaşandı
15 Temmuz gecesi yaşananlar, şehit Prof. Dr. İlhan Varank’ın hayatı ve milletin darbe girişimine karşı gösterdiği direnç hakkında Varak Arslantürk’ün anlattıklarıyla öne çıktı. 15 Temmuz’un milletin topyekûn verdiği bir bağımsızlık mücadelesi olduğuna vurgu yapan Arslantürk, o gece Türkiye’nin her kesiminden insanların vatanı için meydanlara çıktığını belirterek, “O gece İstanbul’da da Ankara’da da bir Çanakkale yaşandı. En küçüğü 15 yaşında, en büyüğü 60’lı yaşlarında şehitlerimiz vardı. Yediden yetmişe herkes vatanı için mücadele etti. Rabbim milletimize bir daha böyle bir gece yaşatmasın” dedi.
İlhan Varank’ın en büyük özelliği dürüstlüğüydü
Konuşmasında ağabeyi Prof. Dr. İlhan Varank’ın hayatından örnekler paylaşan Arslantürk, onun dürüstlüğü ve haksızlık karşısındaki tavizsiz duruşuyla tanındığını ifade etti. Eğitim hayatında çeşitli zorluklarla karşılaşmasına rağmen asla pes etmediğini söyleyen Arslantürk, “İlhan’ın hayatı bize bir öğrenciden asla vazgeçmemesi gerektiğini gösteriyor. O da hiçbir zaman kendinden vazgeçmedi. Azimle çalıştı, Türkiye derecesi yaptı, yurt dışında eğitimini tamamladı ve ülkesine hizmet etti” diye konuştu.
Haksızlığa sessiz kalmadığı için sokağa çıktı
15 Temmuz gecesi Prof. Dr. İlhan Varank’ın sokağa çıkmasının en önemli nedeninin haksızlığa karşı koymak olduğuna değinen Arslantürk, “İlhan’ın haksızlığa tahammülü yoktu. ’Bize kimse müdahale edemez, bu ülkeyi milletin iradesi yönetir’ diyerek evden çıktı. O gece yaptığı da hayatı boyunca savunduğu adalet anlayışının bir yansımasıydı” ifadelerini kullandı.
Gerçek kahramanlarımızı gençlere anlatmalıyız
15 Temmuz’un gelecek nesillere aktarılmasının büyük önem taşıdığını belirten Arslantürk, gençlerin millî kahramanlarını tanıması gerektiğini vurguladı. Arslantürk, “Çocuklarımız kahraman denildiğinde yalnızca çizgi film karakterlerini değil, bu ülke için canını veren gerçek kahramanları hatırlamalı. 15 Temmuz’u bir millî mücadele gecesi olarak anlatmalı, gençlerimizin bu kahramanlıklarla gurur duymasını sağlamalıyız” diye konuştu.
Çocuklarımızı Değerlerimizle Yetiştirmeliyiz
Ailelere de seslenen Arslantürk, çocukların eğitim süreçlerinde ailelerin sorumluluğunun büyük olduğunu belirterek, “Çocuklarımızı yetiştirirken kolaycılığa kaçmamalıyız. Onların kimlerle vakit geçirdiğini, nasıl bir eğitim aldığını bilmeli ve aile olarak her zaman yanlarında olmalıyız. Çocuklarımızı başkalarının değil, kendi değerlerimizin rehberliğinde yetiştirmeliyiz” ifadelerini kullandı. FETÖ’nün gençleri din ve eğitim üzerinden istismar ettiğini söyleyen Arslantürk, aileler ile eğitimcilerin bu konuda daha bilinçli olması gerektiğini dile getirdi.
Program, günün anısına hediye takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
-
Yazı Boyutunu Ayarla Okuma rahatlığı için seçin
-
Küçük 100% Dev







