İzmir’de bir apartmanda gerçekleştirilen ilaçlama sonrası hayatını kaybeden 1 yaşındaki Altay Toprak Kınalı’nın davasında savcı, iki sanığın 22 yıl 6’şar aya kadar hapisle cezalandırılmasını istedi.
Tanıklar ilaçlama sürecini anlattı
Konak ilçesinde Altay Toprak Kınalı’nın ölümüyle ilgili yargılama, İzmir 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürdü. Duruşmaya tutuklu sanık Bülent Öz, tutuksuz sanık Eyüp G., Kınalı ailesi, müştekiler ve avukatlar katıldı. Aile üyeleri duruşmaya üzerinde Altay Toprak’ın fotoğraflarının bulunduğu tişörtlerle geldi.
Apartmanda yaşayan anneleri için ilaçlama yaptıran kardeşler tanık olarak dinlendi. M.E., ilaçlama yapacak kişileri kardeşi S.G.’nin bulduğunu ve annesinin evine getirdiğini söyledi. Anahtarları teslim edip dışarıda beklediklerini belirten M.E., kendilerine “3 gün eve girmeyin” denildiğini aktardı. İlaçlamanın pazartesi yapıldığını, evin çarşamba günü açılacağının söylendiğini ifade eden tanık, üst kattaki komşuya ve oğluna bilgi verdiklerini, diğer apartman sakinlerinin de haberdar edilmesini istediklerini ancak herhangi bir yere yazı asmadıklarını kaydetti.
Tutuklu sanık Bülent Öz ise bu anlatımları kabul etmeyerek, “İlaçlama başlamadan tanık ve kardeşiyle evlerinde konuştuk. Tanık ve kardeşi dışarda değildi. Haber verip vermediklerini konuştuk. Bize evlerde kimse olmayacağını söylediler. Ayrıca kimseden anahtar almadık” dedi.
Baba Kınalı: “Anne ve babalık haklarımızı kim verecek?”
Tanık S.G. de annesinin evini tahta kurularının sardığını, apartmanı sürekli ilaçlayan Ethem Bey ile iletişime geçtiklerini anlattı. İlaçlama yapacak kişilerle kapıda buluştuklarını belirten S.G., “Apartmandakilere haber verin” denildiğini ve ablasıyla bazı kişilere telefonla bilgi verdiklerini söyledi. S.G., ilaçlamayı yapanların evlere 3 gün girilmemesi gerektiğini aktardığını belirtti.
Altay Toprak’ın babası Recep Kınalı, sanıklara en ağır cezanın verilmesini isteyerek, “Bizim annelik ve babalık haklarımızı kim verecek?” diye konuştu.
Duruşma 18 Kasım’a bırakıldı
Beyanların ardından esas hakkındaki mütalaasını sunan Cumhuriyet savcısı, sanıkların “Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Sanık avukatları savunma hazırlamak için süre istedi.
Mahkeme heyeti süre talebini kabul ederek sanıkların mevcut durumlarının devamına karar verdi ve duruşmayı 18 Kasım’a erteledi.
Olayın geçmişi
Olay, 11 Kasım 2024’te Konak ilçesi Kahramanlar Mahallesi 1413 Sokak’taki 4 katlı apartmanda yaşandı. En üst kattaki dairede ilaçlama yapılmasının ardından bina sakinlerinin tamamı rahatsızlandı. İhbar üzerine bölgeye AFAD Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer (KBRN) uzmanları, itfaiye ve sağlık ekipleri gönderildi.
3’üncü katta yaşayan Altay Toprak Kınalı, annesi Raziye Kınalı, babası Recep Kınalı ile apartman sakinleri üniversite öğrencisi Gizem Umay ve Yurdaer Çelikörs hastaneye kaldırıldı. Kalbi 5 kez duran ve yeniden çalıştırılan Altay, 3 gün sonra yaşamını yitirdi. Kınalı çifti ile Gizem Umay ve Yurdaer Çelikörs tedavilerinin ardından taburcu edildi. Altay bebek, otopsi sonrasında Pınarbaşı Mezarlığı’na defnedildi.
İlaçlamada tarım ilaçları kullanılmış
Soruşturma kapsamında 3 kişi gözaltına alındı. Temizlik ve ilaçlama şirketinin sahibi ziraat mühendisi Bülent Öz ile yardımcısı Eyüp G. tutuklandı; aracılık ettiği belirlenen E. G. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Öz ve Eyüp G. de daha sonra adli kontrolle tahliye edildi.
AFAD incelemesinde, binada kullanıldığı belirlenen maddelerin yerleşim yerlerinde kullanılmaması gereken tarım ilacı niteliğinde olduğu tespit edildi. Evde insan sağlığı açısından zararlı “Kingphos” ve “Grainphos” adlı tarım ilaçlarının kullanıldığı belirlendi.
Sanıklar yeniden tutuklandı
Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu 1’inci Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunda, bebeğin ölümünün binadaki böceklere karşı uygulanan ilaca bağlı zehirlenme sonucu meydana geldiği bildirildi. Adalet Bakanlığı 5’inci Adli Tıp İhtisas Kurulu da Altay Toprak Kınalı’nın kimyasal fosfin gazına maruz kalması nedeniyle öldüğü yönünde rapor hazırladı.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, daha önce tutuklanıp adli kontrolle serbest bırakılan Bülent Öz ve Eyüp G. hakkında yeniden gözaltı talimatı verdi. Gözaltına alınan iki şüpheli, mahkemece tekrar tutuklandı.
İddianamede, AFAD ekiplerinin yaptığı gaz ölçümünde değerlerin olması gereken seviyenin çok üzerinde çıktığı belirtildi. Sanıklar hakkında “Kimyasal silah kullanarak kasten öldürme” suçundan ayrı ayrı müebbet, 5 kişinin zehirlenmesine ilişkin ise “Silahla kasten yaralama” suçundan 20’şer yıla kadar hapis cezası istendi. İddianame, İzmir 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İlk duruşmada sanıklardan Eyüp G., adli kontrol şartıyla tahliye edildi.