Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ali Bahar’ın tekne kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin davada sanık M.S.Ç. 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılırken, Y.C.Ç. beraat etti.
Mahkemeden bir ceza, bir beraat kararı
Dönemin Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Ali Bahar’ın ölümüne ilişkin davada karar açıklandı. Mahkeme heyeti, M.S.Ç.’ye “Taksirle ölüme neden olma” suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası verdi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. Y.C.Ç. ise beraat etti.
Şebnem Bahar bilirkişi raporuna itiraz etti
Duruşmada konuşan Ali Bahar’ın eşi Şebnem Bahar, “Ben denizci kızıyım. Hazırlanan bilirkişi raporunu kabul etmiyorum. Rapor, denizcilik kurallarına uygun hazırlanmamış. Ali Bahar’ın teknenin arka kısmında olduğu yazıyor raporda. Bacak kesileri paralel bir biçimde. Vücudunda çeşitli yaralar var. Raporda, geri giden pervanenin Ali Bahar’ı teknenin altına aldığı söyleniyor. Bu fizik kurallarına aykırı. Bir çelişki var. Yara izleri ve pervanenin dönüş şekli yanlış verilmiş. Benim kanaatim; sanığın Ali’nin üstünden geçtiği ve gerçeği ifade etmediği yönünde. Sevgili eşim Ali Bahar feci şekilde can verdi. Mahkemede onu savunmak bize kaldı. İki sanık bir hikaye uydurdu. Birçok yerden iki sanığın ‘Sen beni satma, ben de satmam’ şeklinde konuşmaları olmuş. Bizler bunları duyduk” dedi.
“Babamın ölüm sebebinin ortaya çıkmasını istiyorum”
Ali Bahar’ın çocukları Ladin ve Tibet Bahar da bilirkişi raporuna karşı çıktı. Ladin Bahar, “Her iki sanığın söylediklerinde tutarsızlık var. Babamın ölüm sebebinin ortaya çıkmasını istiyorum. Bir evladın tek istediği budur” diye konuştu.
M.S.Ç.: “Ali’nin ölümünde kusurum yok”
Beraat talebinde bulunan M.S.Ç. ise “İlk baştan beri kullandığım ifadelerimde Ali’yi net olarak gördüğümü söylüyorum. Diğer sanık da destekliyor. Benim Ali Bey’i görmeden manevra yaptığım söyleniyor. Ben net olarak gördüm. İkinci konu ise tornistan kararının birlikte alındığı. Tornistan kararı kaptanın alacağı bir karardır. Teknenin kaptanı olarak Ali bu kararı aldı. Ben de harekete geçtim. Ali Bahar’ın komutunu yerine getirdim. Ali’nin alkollü olduğunu bilmiyordum. Bu düzeyde bir alkolle böyle bir harekette bulunacağını öngöremedim. Ali ile herkesin bildiği çok özel dostluğumuz vardı. Bahar ailesi çok iyi bilir. Ali’nin ölümünde kusurum yok” dedi. Tutuksuz sanık Y.C.Ç. de beraatini istedi.
Aile: “Adaletin peşinde olacağız”
Duruşmanın ardından açıklama yapan Şebnem Bahar, “Biz adaletin peşinde olacağız. Avukatlarımla birlikte mahkeme sürecini takip edeceğiz. Olay başladığı günden beri bir yalanla başladı. Bugün de yine bir yalanla devam etti. Değerli eşim Ali Bahar’ın ardından geriye kalan iki sanık bir senaryo uydurdu. Biz iki senedir yaralarımızı sarmaya çalışıyoruz. Ama umudum hala devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Bahar ailesinin avukatı Naim Karakaya da “Merhum Ali Bahar’ın, Kemer’de hayatını kaybettiği davada Ağır Ceza Mahkemesi bir hüküm kurdu. Sanıkların ‘Olası kastla öldürme’den cezalandırılmasını bekliyorduk. Bugün Ali Bahar aramızda olmadığı için kendini savunamadı ve olayın nasıl olduğu konusunda fikir ifade edemedi. Biz karara karşı yasal haklarımızı kullanacağız. Ümit ederiz ki üst mahkemeden daha adil bir karar çıkar ve merhum Ali Bahar’ın hayat hakkına yönelmiş bu saldırıyla ilgili mücadelemiz başarıya ulaşırız” diye konuştu.
18 Temmuz 2024’te denize açılmışlardı
ATSO Başkanı Ali Bahar, 18 Temmuz 2024 akşamı M.S.Ç. ve Y.C.Ç. ile birlikte kendisine ait “Alber” adlı tekneyle Kemer Marina’dan denize açıldı. Geceyi denizde geçiren 3 kişi, sabah marinaya dönmek için yola çıktı. İddiaya göre Ali Bahar, marinaya yanaşma sırasında teknede oturmak için kullanılan minderin denize düşmesi üzerine suya atladı. Tekneyi kullanan arkadaşı M.S.Ç. durumu fark etmeden manevra yapınca Ali Bahar motor pervanelerinin arasında kalarak yaşamını yitirdi.
İki sanık için 2 yıldan 6’şar yıla kadar hapis istenmişti
Kemer Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili iddianame hazırladı. İddianamede Ali Bahar’ın vücudunda 2.55 promil alkol ve anestezik ilaç lidokain bulunduğu belirtildi. M.S.Ç. ve Y.C.Ç. hakkında “Taksirle ölüme neden olma” suçlamasıyla 2 yıldan 6’şar yıla kadar hapis talep edildi.
Kemer 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi, eylemin “Kasten öldürme” suçunu oluşturabileceği ve bu suçun Ağır Ceza Mahkemesi’nin görev alanına girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verdi. Dosya, Antalya Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.