Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
USD48,83
%0.04
EURO56,07
%0.1
BIST13.337,69
%0
Petrol101,09
%0.75
GR. ALTIN6.827,30
%0.19

AfD Doğu Almanya’da önde; ekonomistler endişeli

AI AfD, Almanya'nın doğu eyaletlerinde önde görünüyor; ekonomistler iş gücü kaybı ve genç nüfus göçü nedeniyle endişeli, bölgelerde politik iklim etkilenebilir.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Almanya’nın doğusundaki eyaletlerde yaklaşan kritik seçimler öncesinde AfD ankette öne çıkıyor; iki Almanya’nın birleşmesinden 36 yıl sonra bölgede derinleşen iş gücü sıkıntısı ile genç nüfusun göçü seçmenleri aşırı sağa yönlendiriyor.

DOĞU ALMANYA BİRLEŞMEDEN YILLAR SONRA DA İHMAL EDİLDİĞİNİ HİSSEDİYOR

Araştırmalar, birleşmeden 36 yıl geçmesine rağmen doğu Almanya’da ekonomide hissedilen geride kalmışlık ve batı merkezli siyaset kurumunun ihmal edildiği hissinin AfD tırmanışında rol oynadığını gösteriyor.

Reuters’a konuşan SSC Hydrovent şirketinin yöneticisi Lars Gottschligg, "Konuştuğum insanlar da ben de korkmuyoruz. AfD büyük bir değişim getirecek, hatta bu değişimi şimdiden başlatmış durumdalar" değerlendirmesinde bulunuyor.

Her iki eyalet de doğu Almanya’da genç nüfusun bölgeden ayrılmasıyla derinleşen iş gücü kaybını en ağır hisseden yerler arasında.

Baltık Denizi kıyısındaki limanları ve plajlarıyla bilinen Mecklenburg-Vorpommern’in nüfusu birleşmeden bu yana neredeyse beşten bir oranında azaldı.

Saksonya-Anhalt ise çalıma çağındaki her 100 kişiye karşılık 52 emeklinin düşmesiyle Almanya genelinde yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu eyalet konumunda.

Halle Ekonomik Araştırma Enstitüsünden (IWH) Oliver Holtemoeller, "İş gücü, Mecklenburg-Vorpommern’in geleceğindeki en kıt üretim unsuru haline geldi" diyerek bölgedeki kişi başına düşen gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) ülke ortalamasının yüzde 76’sında, iş gücü verimliliğinin ise yüzde 86’sında kaldığını aktarıyor.

Ekonomik araştırma enstitüsü DIW Berlin tarafından yapılan çalışma, genç ve eğitimli nüfusun göç ettiği, 60 yaş üzerindekilerin oranının yükseldiği bölgelerde AfD’nin oy oranının belirgin biçimde arttığını ortaya koyuyor.

GENÇLER ÇÖZÜM ARAYIŞINDA

Mecklenburg-Vorpommern eyaletindeki Demmin kasabası yakınlarında büyüyen 29 yaşındaki Pablo Himmelspach, "yaşlı nüfusun yoğun olduğu ve çok sayıda kişinin terk ettiği" bu bölgede kalmayı tercih edenlerden.

Rostock Üniversitesinde öğrenim gören ve Hinterlandgang müzik grubunda rap söyleyen Himmelspach, Reuters’a verdiği demeçte, bölgede kalmayı seçen ve uzun süredir kendilerini ifade edecek alan bulamayan gençler arasında iyimserliğin arttığını belirtiyor:

"Kendi kuşağımda herkesin buradan taşınmak istemesi artık eskisi kadar baskın bir düşünce değil."

Himmelspach’ın grubu, son şarkıları "Mitlaeufer" (Takipçiler) ile aşırı sağın yükselişinden endişe duyan gençlerin hissiyatına tercüman olmayı hedefliyor:

"AfD yaygın bir eğilime dönüştü ama biz akıntıya kapılmıyoruz."

Berlin Rockwool Vakfı proje lideri ve Frankfurt Goethe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Guido Friebel de doğu Almanya’da birçok kişinin sorunlarının siyasetçilerce duyulmadığı hissiyatını muhafaza ettiğini aktarıyor.

Buna karşın ekonomistler, AfD’nin vaat ettiği politikaların ekonomik açıdan daha az gelişmiş olan doğu eyaletlerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısını yapıyor.

DIW Berlin Başkanı Marcel Fratzscher, "AfD’nin güçlü olduğu bölgelerdeki huzursuzluk anlaşılabilir olsa da seçmenler bu partiyi destekleyerek en büyük zararı kendilerine verecekler" değerlendirmesini yapıyor.

AFD’NİN REÇETESİ SORUNLARI ÇÖZMEYEBİLİR

DIW Berlin’in araştırması, AfD desteğinin yüksek olduğu yerlerde işletmelerin genelde daha küçük ölçekli kaldığını, çalışanların niteliklerinin düşük seviyede olduğunu ve ekonomik seçeneklerin sınırlı seyrettiğini gösteriyor.

Enstitünün hesaplamalarına göre; avro bölgesinden ve Avrupa Birliğinden çıkış, göçün durdurulması ve kamu harcamalarının kesilmesi gibi AfD politikalarının hayata geçmesi halinde Saksonya-Anhalt eyaletinde kişi başına yıllık gelir ortalama 1600 avro gerileyebilir ve 10 bin istihdam kaybı yaşanabilir.

Saksonya-Anhalt AfD Başkan Yardımcısı Hans-Thomas Tillschneider ise bu değerlendirmelere karşı çıkıyor:

"Karbon emisyon ödemelerinin kaldırılması ve Rusya’ya yönelik yaptırımların sonlandırılması gibi adımlarımızı uygulayabilirsek, her türlü enerjinin maliyeti düşecek, dış ticaret tırmanışa geçecek ve neticede büyük bir ekonomik canlılık yaşanacaktır."

Liman kenti Rostock’taki üniversitede yürütülen deniz mühendisliği programı farklı bir gelişme modeli sunuyor.

Program direktörü Sascha Kosleck, yılda sadece 10 öğrencisi bulunan bölümün müfredatını uluslararası standartlara getirip yerel şirketlerin taleplerine göre yenilediklerini söylüyor.

Bu değişikliğin ardından bölümün yıllık kontenjanı iki dönem içinde 200’e yaklaşırken Hindistan, Pakistan ve Mısır gibi ülkelerden öğrenciler bölgeye gelmeye başlamış.

Kosleck, "Bu öğrencilerin bölgede kalıp iş gücü piyasasına katkı sunmasını umuyoruz" diyor.

AfD’nin seçimi kazanma ihtimalinden endişe duyan Kosleck, özellikle AB dışından gelen öğrencilere harç getirilmesi yönündeki vaatlerin süreci olumsuz etkileyeceğini vurguluyor.

Güneş enerjisi yatırımları bulunan Gottschligg de partinin fosil yakıtlara öncelik veren tutumundan etkilenebilecek isimler arasında. Ancak Gottschligg, durumdan endişeli değil:

"İnsanlar temiz bir çevre ve ödenebilir enerji istiyor. Yenilenebilir enerji iktisadi açıdan makul olduğu sürece bir AfD hükümetinin bile bunun önüne geçeceğini sanmıyorum."

AVRO KRİZİNDEN MÜLTECİ MUHALEFETİNE: AFD NASIL YÜKSELDİ?

AfD, 2013 yılında Avrupa Birliği karşıtı bir siyasi hareket olarak kuruldu.

Kurulduğu ilk dönemde özellikle Avro Bölgesi krizine yönelik eleştirileriyle öne çıkan parti, Almanya’nın güçlü ekonomisinin bölgedeki zayıf ekonomileri desteklemek amacıyla kullanılmasına karşı çıktı.

AfD yönetimi, bu tür mali yardım politikalarının Almanya’nın ulusal çıkarlarına zarar verdiğini savundu.

Parti, siyasi faaliyetlerinin ilk yıllarında ekonomiye odaklandı ve 2013’te ağır bir finansal kriz yaşayan Yunanistan’ın Avro Bölgesi’nden çıkarılması talebiyle kampanyalar yürüttü.

AfD’nin siyasi söylemindeki esas kırılma noktası ise 2015 yılında Avrupa genelinde etkisini gösteren mülteci kriziyle yaşandı.

Dönemin Başbakanı Angela Merkel’in izlediği "açık kapı" politikası kapsamında Almanya’nın 1 milyondan fazla mülteciyi kabul etmesi üzerine parti, muhalefetinin merkezine göç konusunu yerleştirdi.

Bu süreçte göçmen karşıtı bir dil benimseyen AfD, söylemlerini sertleştirerek özellikle ülkenin

AfD Doğu Almanya’da önde; ekonomistler endişeli
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Sabah Bülteni 22 Eylül 2026 sabah Haber Bülteni
Giriş Yap

Bursa Kulisx ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

Bursa Kulis ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir