Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan, Sevr Antlaşması’nın imzalanmasının 106. yılı nedeniyle yayımladığı yazılı açıklamada Sevr’i bir paylaşım planı olarak nitelendirdi ve Lozan Barış Antlaşması’nı Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını güvence altına alan temel belge olarak tanımladı.
Sevr’in niteliği ve Lozan’ın rolü
Akdoğan, 10 Ağustos 1920’de imzalanan Sevr Antlaşması’nın salt bir barış metni olmadığını, Türk milletini Anadolu’da sıkıştırmayı, vatanı bölmeyi ve egemenliği yabancı güçlerin denetimine bırakmayı amaçlayan emperyalist bir paylaşım planı olduğunu belirtti. Buna karşılık Lozan’ın Türkiye’nin bağımsızlığını güvenceye aldığını vurguladı.
Milli Mücadele ve Atatürk vurgusu
Açıklamada Milli Mücadele dönemine de değinen Akdoğan, Amasya Genelgesi, Erzurum ve Sivas kongreleri ile 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasının millet egemenliği anlayışının yapı taşları olduğunu hatırlattı. Ayrıca Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’ta manda ve himaye düşüncesine karşı çıktığını anımsattı ve şu ifadeyi aktardı:
“Amasya’da ‘Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır’ denildi. Erzurum’da manda reddedildi, Sivas’ta milli birlik sağlandı. Sakarya’da ve Büyük Taarruz’da emperyalizmin orduları yenildi. Sonunda Sevr tarihin çöplüğüne atıldı, yerine Lozan Barış Antlaşması imzalandı.”
Terörle mücadele ve anayasal düzen uyarısı
Güncel siyasi gelişmelere de değinen Akdoğan, toplumun ortak beklentisinin terörün tamamen sona ermesi olduğunu ifade etti. Ancak bu mücadele sürecinin Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter devlet yapısını, milli egemenliğini, anayasal düzenini ve Lozan’ın güvence altına aldığı temel esasları tartışmaya açacak bir zemine dönüşmemesi gerektiğini savundu. Bu düşüncesini şu sözlerle dile getirdi:
“Terörün tamamen sona ermesi elbette her vatandaşın ortak arzusudur. Ancak terörle mücadelenin, Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter devlet yapısını, milli egemenliğini, anayasal düzenini ve Lozan’ın güvence altına aldığı temel esasları tartışmaya açacak süreçlere dönüşmemesi hayati önemdedir.”
TBMM düzenlemesi ve siyasi süreçler
TBMM’de görüşülen çerçeve yasa ile son dönemde yürütülen siyasi süreçler arasında kamuoyunda tartışmalar olduğuna işaret eden Akdoğan, DEM Parti yöneticilerinin “yeni bir dönemin kapısı aralanıyor” yönündeki açıklamalarının bazı kesimlerde kaygı yarattığını belirtti.
BOP ve devletin tanımı
Akdoğan, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) tartışmalarına da atıfta bulunarak, Türkiye’nin etnik kimlikler temelinde yeniden tanımlanamayacağını savundu ve şunları söyledi:
“Türkiye Cumhuriyeti; etnik kimlikler üzerinden yeniden tanımlanacak bir devlet değildir. Cumhuriyetimizin temeli ortak vatandaşlık bağı, üniter ulus devlet, laik hukuk devleti ve tam bağımsızlık ilkesidir.”
Lozan’ın önemi
Akdoğan, Sevr ile Lozan arasındaki tarihsel zıtlığa dikkat çekerek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Sevr’in amacı Türk milletini bölmekti. Lozan’ın amacı Türk milletinin bağımsızlığını güvence altına almaktı. Bizler Cumhuriyetimizin kurucu iradesinin, Lozan’ın çizdiği sınırların, üniter ulus devlet yapısının ve laik Cumhuriyetin sarsılmaz savunucularıyız.”
ADD Bursa Şubesi açıklamasında ayrıca, “Yaşasın Tam Bağımsız, Laik ve Üniter Türkiye Cumhuriyeti” ifadesine yer verildi.


