Adalet Bakanı Akın Gürlek, bugün iki ayrı randevu için Ankara’da aileleri ağırladı; ilk olarak Behçet Oktay’ın ailesiyle, ardından Mumcu ailesinin temsilcileriyle görüştü.
Görüşmenin içeriği
Görüşmede, aydınlatılması gereken dosyalar için Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın yürüttüğü çalışmalara değinildi. Oktay’ın oğlu Burak ve kardeşi Şule Oktay da toplantıya katıldı.
Oktay’ın ailesi, FETÖ’nün olayda rolü olduğuna ilişkin iddiaları öne sürerek dosyanın yeniden ve kapsamlı biçimde incelenmesini talep ediyor.
BAKAN GÜRLEK: O TARİHLERDE BEHÇET OKTAY FETÖ’NÜN RADARINDAYDI
Adalet Bakanlığı’nın açıklamasına göre Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın karanlık kalmış cinayetlerin aydınlatılması için yürüttüğü çalışmaları hatırlattı.
Gürlek, bu konularda da özellikle ailelerle görüşme yaptıklarını, ilk olay anındaki gözlemler ve bilgiler çok önemli dedi ve başsağlığı diledi.
Olayın gerçekleştiği dönemde Oktay’ın FETÖ radarında olduğuna işaret eden Gürlek, 2009 yılının örgütün palazlanmaya başladığı zaman olduğuna vurgu yaptı.
2007-2010 arasındaki olaylar üzerinde ayrıntılı çalışıldığı, Hrant Dink ve Muhsin Yazıcıoğlu cinayetleriyle birlikte Behçet Oktay’ın ölümünün de bu döneme odaklandığını belirtti; burada FETÖ’nün izi olabileceğini söyledi.
Gürlek, olayda şüpheli hareketlerin bulunduğunu belirterek, olay tarihindeki bölgesel baz istasyonu verilerinin geniş çapta incelenmesi gerektiğini, telefon sinyallerinin bulunması ve geçmiş kamera görüntülerinin incelenmesi gerektiğini, kimlerle irtibatlı olduklarının ve müdahaleyi yapan polislerin kim olduğunun da değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
GÜNÜMÜZ TEKNOLOJİSİ GELİŞTİ
Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nda görev yapan personelin profesyonelliğine dikkat çeken Gürlek, güncel teknolojinin ilerlemesiyle delillerin ortaya çıkarmanın daha değişik yöntemlerle mümkün olduğunu belirtti; daire başkanı ve ilgili savcılarla Ankara Başsavcılığı ile irtibat halinde olduklarını ekledi.
27 DOSYADA 30 FAİL BULUNDU
Bu birimin kurulduğu tarihten bugüne kadar 27 dosyada 30 faile ulaşıldığını ifade eden Gürlek, en ufak bir ayrıntıyı bile dikkate aldıklarını söyledi; döneme ilişkin atmosferin de değerlendirdiğini belirtti ve karanlık noktaların kapanacağını vurguladı.
OLAYDA KİMİN DAHLİ BULUNURSA BULUNSUN SONUNA KADAR TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ
Gürlek, olayda kimin dahli bulunduğuna bakılmaksızın sonuna kadar takip edeceğini açıkladı; sosyal medya paylaşımında da duyurdu: Hiçbir husus karanlıkta bırakılmayacak. Aileler de Bakan Gürlek’e teşekkür etti.
BEHÇET OKTAY’IN KIZ KARDEŞİ: DOSYADA HİÇBİR İNCELEME YAPILMADI
Oktay’ın kız kardeşi Şule Oktay, dönemin Taraf ve Zaman gazetelerinin Ergenekon soruşturmaları sürecinde Oktay’ı gündemde tutan haberler ile mobbing haberlerinin yayıldığını belirtti. Olay günü Behçet Oktay’ın eve gelip yemek yemeyi planladığını, ancak son anda başka bir programa yöneldiğini ve kapıya saat 03.00’te geldiğini, 04.00’te uçakla ayrıldıklarını, soruşturma tamamlandıktan sonra dosyada incelemenin yapılmadığını ifade etti. 2 cep telefonu dosyaya alınmadı; kasanın anahtarının alındığı ve bazı komşuların FETÖ’den firari olduğuna dair iddialar dile getirildi.
Oktay’ın kardeşi ayrıca, ağabeyinin sağ eliyle çay karıştırmazdı ifadelerini kullanarak, elinde barut izi bulunduğunu belirtti.
OKTAY’IN OĞLU: SİLAHTAKİ MERMİLER BABAMIN MERMİLERİ DEĞİL
Behçet Oktay’ın oğlu Burak Oktay, silahın mermilerinin babasına ait olmadığını savundu; “Babam hep aynı mermileri kullandı. Yedek şarjör olan mermiler aynı ama silahtaki mermiler babamın mermileri değil.”
Komşularının çoğunun daha sonra FETÖ’den firari olduğunun belirtildiği lojmanda yaşayan Burak, babasının korumalarının da firari olduğunu ve Recep Güven’in kendisini öldürttüğünü söyledi.
Şule Oktay ve Burak Oktay, Adalet Bakanı Gürlek’e gösterdikleri ilgi ve kendilerini kabul ettiği için teşekkür etti.
BEHÇET OKTAY’IN ÖLÜMÜNDE FETÖ ŞÜPHESİ
15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ’nün emniyet, ordu ve yargıdaki yapılanmalarına ilişkin tartışmalar sürmüştü.


