Michigan’da Cumhuriyetçi rakibi Mike Rogers’ı geride bırakan tıp doktoru Abdul El-Sayed, ABD tarihinin Senato’ya seçilen ilk Müslüman üyesi oldu.
Devlet okulundan Oxford’a uzanan eğitim
ABD’deki Kongre ara seçimlerinde Demokrat Parti adına Michigan’dan yarışan El-Sayed, Senato koltuğunu kazanarak Amerikan tarihinde bir ilke imza attı.
Mısır kökenli göçmen bir babanın oğlu olan 42 yaşındaki El-Sayed, Güneydoğu Michigan’da büyüdü ve eğitimine devlet okullarında başladı. Lise döneminde Amerikan futbolu, güreş ve lakros takımlarında kaptanlık yaptı. Michigan Üniversitesindeki lisans eğitimini dereceyle tamamladı ve burada lakros oynadı.
Rhodes bursu kazanan El-Sayed, Oxford Üniversitesinde halk sağlığı doktorası yaptı. Akademik eğitimini Columbia Üniversitesinde sürdürerek tıp doktoru unvanı aldı. Kendi kampanya sitesindeki bilgilere göre klinik hekimlik yerine toplum sağlığı alanında çalışmayı tercih etti.
El-Sayed, bu kararını insanları asıl hasta eden unsurun işlevini kaybetmiş siyaset kurumu olduğu düşüncesiyle açıkladı.
Detroit’in sağlık sistemini yeniledi
Detroit Belediyesinin iflasını ilan ettiği 2015 yılında kentin Sağlık Departmanının başına geçen El-Sayed, kurumu kapsamlı biçimde yeniden yapılandırdı.
Görev süresince çocuklara ücretsiz gözlük verilmesi, devlet okullarındaki su tesisatlarından kurşunun arındırılması, Michigan’ı kirleten büyük sanayi şirketleriyle mücadele ve az bulunan ancak yaşam kurtaran ilaçlara erişimin artırılması gibi projeleri hayata geçirdi.
El-Sayed, 2022-2025 yılları arasında Michigan’ın nüfusu en yüksek bölgesi Wayne County’de Sağlık, İnsani ve Gaziler Hizmetleri Departmanı Direktörlüğü yaptı.
Bu dönemde 1,8 milyon kişiye hizmet ulaştırdı. Ayrıca 300 bin bölge sakininin 700 milyon dolara kadar çıkan hastane borcunu iki yıl içinde ortadan kaldırmayı amaçlayan bir planı uygulamaya koydu. Çalışmaları nedeniyle yerel çevreler tarafından yılın kamu görevlisi seçildi.
İlerici hareketin Senato’daki temsilcisi
Siyasi kariyerine 2018 Michigan Valiliği ön seçiminde başlayan El-Sayed, Gretchen Whitmer’a karşı kaybetmesine rağmen sendikalı akademisyen ve yazar kimliğiyle ilerici hareketin öne çıkan isimlerinden biri haline geldi.
“Herkes İçin Sağlık” (Medicare for All) sistemini savunan El-Sayed, 2020’de Başkan Joe Biden’ın Sağlık Görev Gücü’nde reçeteli ilaç fiyatlarının düşürülmesine yönelik çalışmalara katkı sundu.
Kampanyasında Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesinin (ICE) kaldırılması, federal servet vergisi getirilmesi ve şirketlerin siyasi bağış yapmasının yasaklanması gibi politikaları savundu.
Vermont Senatörü Bernie Sanders ile Temsilciler Meclisi Üyesi Alexandria Ocasio-Cortez’in güçlü desteğini alan El-Sayed, İsrail’in askeri faaliyetlerine ve lobi kuruluşu Amerikan-İsrail Halka İlişkiler Komitesine (AIPAC) yönelttiği açık eleştirilerle Demokrat Parti içindeki tartışmaların merkezinde yer aldı.
Mike Rogers’ı geçerek seçimi kazandı
Yaklaşık 385 milyon dolarlık reklam bütçesinin kullanıldığı ve ABD tarihinin en pahalı seçim yarışlarından birine dönüşen Michigan mücadelesinde El-Sayed, eski FBI ajanı ve eski Kongre üyesi Cumhuriyetçi Mike Rogers ile yarıştı.
Reuters’ın haberine göre oyların yüzde 76’sının sayıldığı sırada yüzde 51,8 oy alan El-Sayed, rakibini mağlup ederek Demokratların Senato’daki çoğunluğunu güçlendirdi.
Başkan Donald Trump ve Cumhuriyetçi yöneticiler tarafından “aşırılıkçılık” ile suçlanan El-Sayed, Dearborn’daki Arap ve Müslüman seçmenlerle genç ilericileri buluşturan koalisyon sayesinde Michigan’ı yeniden Demokratların kazandığı eyaletler arasına taşıdı.
Ann Arbor’da yaşayan iki çocuk babası El-Sayed, New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani ile birlikte ABD’nin en etkili Müslüman siyasi figürleri arasında gösteriliyor.