Batı medyasında yer alan haberlere göre, Washington ile Tahran arasında yapılan mutabakat metni, İran’ın iç kamuoyuna sunumunu kolaylaştırmak ve müzakerelerde esneklik sağlamak amacıyla bilinçli bir şekilde belirsiz ifadelerle oluşturuldu.
CNN’in Açıklamaları
Amerikan haber kanalı CNN, ABD ile İran arasında varılan mutabakat metninin, müzakere sürecine esneklik kazandırmak amacıyla kasıtlı olarak muğlak bir şekilde hazırlandığını iddia etti. İsmi açıklanmayan ABD’li yetkililere atıfta bulunulan haberde, belirsizliğin esasen İran yönetiminin anlaşmayı ülke kamuoyuna benimsetmesini kolaylaştırmayı hedeflediği ifade edildi.
Yetkiliden Önemli Bilgiler
CNN’e röportaj veren bir ABD’li yetkili, mutabakatın “siyasi bir belge” olarak nitelendirildiğini belirterek, metindeki ifadelerin fazla yorumlanmaması gerektiğini kaydetti ve ekledi:
Belgede esasen yaptırımları kaldıracağımızı, nükleer bir anlaşma gerçekleştireceğimizi ve dondurulmuş fonları serbest bırakacağımızı ifade ediyor. Ancak yaptırımları ne zaman kaldıracağımız, ilerlemeye bağlı; fonlar ise mekanizmalar üzerinde anlaşma sağlandıktan sonra serbest bırakılacak.
Belirsizlikler ve Yükümlülükler
Yetkili, anlaşmada yaptırımların kaldırılması, nükleer bir uzlaşı sağlanması ve İran’ın dondurulmuş fonlarının serbest bırakılması için genel bir çerçeve çizildiğini ancak bu adımların zamanlamasının gelecekteki gelişmelere bağlı olduğunu vurguladı.
Habere göre, mutabakat metni, İran’ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarının akıbetine dair somut yükümlülükler içermiyor. Bu durum, ABD Başkanı Donald Trump ve yönetiminin daha önce bu stokların ABD gözetiminde yok edileceğine dair yaptığı açıklamalarla önemli bir farklılık oluşturuyor.
İran’ın Taahhütleri ve Ekonomik Avantajlar
Metni incelediğini belirten bir kaynak, belgede yalnızca İran’ın “nükleer silah üretmeyeceğini teyit ettiği” ifadesinin bulunduğunu aktardı. Yine de ABD’li yetkililer, İran’ın kapalı diplomatik kanallar aracılığıyla Washington’un istediği bazı tavizleri kabul ettiğini ve zenginleştirilmiş nükleer materyalin imhasında ABD’nin de rol alabileceğini öne sürdü.
Buna ek olarak, mutabakat, İran’ın yükümlülüklerini yerine getirmesi durumunda elde edeceği ekonomik fırsatları daha ayrıntılı bir şekilde ele alıyor. Yetkililer, Tahran’ın ileride 300 milyar dolarlık bir kalkınma fonundan faydalanabileceğini öne sürdü.
Dondurulmuş Varlıkların Serbest Bırakılması
Dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması konusunda ise metnin daha belirsiz tutulduğu belirtiliyor. Yetkililer, bu sürecin müzakerelerde kaydedilecek ilerlemeye bağlı olacağını, ancak herhangi bir takvimin mevcut olmadığını ifade etti.
Haberde ayrıca, mutabakatın yürürlüğe girmesinin ardından İran’ın petrol ve petrokimya ürünlerini satabilmesinin önünün açılabileceği ve ABD’nin bu satışlar için yaptırım muafiyetleri sağlayabileceği iddialarına yer verildi.
ABD’li yetkililer, İran lideri Mücteba Hamaney’in de anlaşmaya örtük destek verdiğini belirtirken, cuma günü başlaması beklenen ve 60 gün sürecek müzakerelerin İran’ın taahhütlerine ne ölçüde bağlı kalacağını test etme açısından kritik öneme sahip olacağını değerlendirdi.


