Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
USD46,32
%0.06
EURO53,91
%0.21
BIST14.425,90
%-0.46
Petrol79,72
%0.96
GR. ALTIN6.453,04
%0.1
  1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Yanlış teşhisle 7 yıl ağır tedavi: Kanser sanıldı, gerçek farklı çıktı

Yanlış teşhisle 7 yıl ağır tedavi: Kanser sanıldı, gerçek farklı çıktı

İngiltere’de yaşayan 41 yaşındaki Simon Pearson, yıllardır ölümcül olabileceği söylenen bir hastalıkla yaşadığını sandı. Aşırı yorgunluk şikayetiyle başladığı süreç, iki çocuk babasının hayatını yıllarca gölgeledi. İki çocuk babası Pearson’a, nadir...

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İngiltere’de yaşayan 41 yaşındaki Simon Pearson, yıllardır ölümcül olabileceği söylenen bir hastalıkla yaşadığını sandı. Aşırı yorgunluk şikayetiyle başladığı süreç, iki çocuk babasının hayatını yıllarca gölgeledi.

İki çocuk babası Pearson’a, nadir görülen ve yavaş ilerleyen bir kan kanseri türü olduğu öne sürülen polisitemia vera teşhisinin konulduğu belirtildi. Başvuru nedeni olan aşırı yorgunlukla ilgili tetkikler, kırmızı kan hücresi sayısında yükseklik ve demir düzeylerinde anormallik gösterdi.

Bu bulgular, Warwickshire’daki George Eliot Hospital’da takip sürecinin başlamasına yol açtı. Pearson’a yalnızca polisitemia vera değil, aynı zamanda vücutta toksik demir birikimine yol açabilen genetik bir hastalık olan hemokromatozis teşhisi de koyuldu.

İki teşhisin birleşimi, Pearson’ın hayatını yıllarca korku ve belirsizlik içinde yaşamasına neden oldu. 2017 ile 2025 yılları arasında hastaneye defalarca giden Pearson için süreç, 42 ayrı kan alma işlemine kadar uzandı. Üstelik iğne fobisi olan Pearson için bu işlemler yalnızca fiziksel değil, psikolojik olarak da ağır geçti.

Pearson, yıllarca kendisine söylenenlere itiraz edecek bir gerekçe olmadığını belirtiyor. Doktorlara güvendiğini ve hastalığın hayatını tehdit ettiğine inandığını aktarıyor.

Rüya gibi başlayan dönemin sonu geldi: Yeni bulgular her şeyi değiştirdi

Ancak 7 yıldan uzun bir süre sonra yapılan rutin bir kontrol, tüm süreci köklü şekilde değiştirdi. Geçen yıl haziran ayında bir hemşire, Pearson’ın dosyasında ve tedavi sürecinde bazı noktalar hakkında endişe duydu.

Bunun üzerine yapılan yeni testler, Pearson’ın kendisine söylenen hastalıklardan hiçbirine sahip olmadığını ortaya koydu. Bu sonuç Pearson için büyük bir şoktu; yıllarca ölümcül olabileceğini düşündüğü bir hastalıkla yaşadığını, geceleri uyuyamadığını ve ölmekten korktuğunu ifade etti.

En ağır kaygılarından biri ise hastalığın genetik olabileceği ve çocuklarına geçebileceği ihtimaliydi. Pearson, yaşadığı sürecin aile hayatını da etkilediğini belirtiyor; eşi Rachel ve iki oğluyla yaşayan Pearson, çocuklarının geleceği için sürekli endişe duyduğunu aktarıyor. Kendisine göre bu yanlış teşhis, sadece hastane sürecinden ibaret kalmayıp tüm yaşamına yayılan bir korkuya dönüştü.

Yan etkiler, maddi zarar ve hukuki adımlar

Pek çok yan etkiyle karşılaştığını söyleyen Pearson, baş ağrısı ve yorgunluk gibi belirtilerin tedavi sürecinde yoğunluk kazandığını belirtti. Yaşam kalitesinin düştüğünü, çalışma düzeninin bozulduğunu ve ailesine destek olmakta zorlandığını ifade etti. Bu nedenle yalnızca sağlık açısından değil, maddi açıdan da zarar gördüğünü savunuyor.

Yaşananların ardından Pearson, tıbbi ihmal gerekçesiyle hukuki süreç başlattı. Avukatları, yıllarca gereksiz ve uygunsuz işlemlere maruz kaldığını belirtiyor. Hastane yönetimi ise bakım sürecinde görev ihlali olduğunu kabul etti. Ayrıca yapılan ayrı bir hasta güvenliği incelemesinde, Pearson’ın zarar görmesine yol açan bir klinik uygulamaya maruz kaldığı sonucuna varıldı; incelemede, kendisine konan teşhisleri destekleyen yeterli tıbbi kanıt bulunmadığı ifade edildi.

Pearson’ın avukatı Victoria Zinzan, müvekkilinin yıllarca ciddi ve yaşamı sınırlayabilecek bir hastalıkla yaşadığına inandığını söyledi. Zinzan, bu sürecin Pearson üzerinde fiziksel, duygusal ve finansal açıdan ağır bir yük oluşturduğunu belirtti.

George Eliot Hastanesi, Pearson’dan özür diledi. Hastanenin baş tıbbi sorumlusu Dr. Naj Rashid, Pearson’ın aldığı bakımın standartlarının altında kaldığını kabul etti ve olayın hastaya ciddi sıkıntı verdiğini belirterek samimi bir özür diledi. Hastane yönetimi, olayla ilgili kapsamlı bir inceleme yürüttüklerini ve benzer bir yanlış teşhisin tekrar yaşanmaması için bazı adımlar attıklarını bildirdi.

Pearson ise hikâyesini paylaşarak hasta güvenliği standartlarının iyileştirilmesini istediğini ifade ediyor. Simon Pearson’ın yaşadıkları, yanlış teşhisin yalnızca tıbbi değil, psikolojik ve sosyal sonuçlar da doğurabileceğini gösteriyor. 7 yıl boyunca kanser olduğunu sanan Pearson, şimdi hem yaşadıklarının etkisiyle başa çıkmaya hem de hukuki süreçle zararlarının karşılanmasını sağlamaya çalışıyor. BAKMADAN GEÇME!

Yanlış teşhisle 7 yıl ağır tedavi: Kanser sanıldı, gerçek farklı çıktı
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Bursa Kulisx ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

Bursa Kulis ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir

Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com