Bursa’nın köklü mutfak kültürünü dünyaya tanıtmayı amaçlayan 5. Bursa Uluslararası Gastronomi Festivali, Merinos Parkı’nda düzenlenen törenle başladı. Üç gün sürecek festivalde yerel üreticiler, geleneksel tatlar, atölyeler ve gastronomi etkinlikleri ziyaretçilerle buluşacak.
Festival Merinos Parkı’nda kapılarını açtı
Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından, Bursa Kültür, Turizm ve Tanıtma Birliği’nin katkılarıyla gerçekleştirilen festival, şehrin asırlık gastronomi mirasını gün yüzüne çıkarmak, Bursa mutfağını Türkiye ve dünyaya tanıtmak ve yerel üreticileri görünür kılmak amacıyla düzenleniyor. Merinos Parkı, etkinlik boyunca adeta büyük bir mutfağa dönüştü.
Açılışa Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın yanı sıra Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Bursa Milletvekilleri Osman Mesten ve Ahmet Kılıç, BTSO Başkanı İbrahim Burkay, Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, ilçe belediye başkanları, sivil toplum temsilcileri, üreticiler ve muhtarlar katıldı.
Program kapsamında ilk olarak ‘Fetheden Lezzetler’ platosunda meddah gösterisi izlendi. Ardından DAĞDER çadırını ziyaret eden Şahin Biba, seramik, çini ve bıçak atölyelerini gezdi. Festivalin açılışı, Merinos Parkı B Kafe önünde Osmanlı saray mutfağının simge tatlarından ‘Helva-i Hakani (Fetih Helvası)’ hazırlanmasıyla yapıldı. Daha sonra festival alanında kortej yürüyüşü gerçekleştirildi.
Şahin Biba: “Fetheden Lezzetler” temasını seçtik
Festivalin yalnızca bir gastronomi organizasyonu olmadığını, Bursa’nın tarihini, kültürünü ve nesilden nesile aktarılan mirasını yansıttığını ifade eden Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, “Bu yıl festivalimizin ana temasını belirlerken köklü mutfak mirasımızdan ilham aldık ve ‘Fetheden Lezzetler’ dedik. Bursa’mızın fethinin 700. yılını idrak ettiğimiz böylesine anlamlı bir yılda, şehrimizin asırlardır yaşayan lezzetlerini yeniden gün yüzüne çıkarıyor, Türkiye ve dünyayla buluşturuyoruz” dedi.
Bursa’nın 8 bin 500 yıllık tarihi boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptığını belirten Biba, kentin mutfağının da bu kültürel birikim içinde şekillendiğini söyledi. Biba, “Bursa mutfağı, büyük tarihin içerisinde şekillenmiştir. Farklı kültürler bu topraklarda aynı sofranın etrafında buluşmuş, her gelen bu şehre kendi lezzetlerinden bir şey katmış, Bursa da bütün bunları kendi ruhuyla yoğurmuştur. Bugün İnegöl köftesinden cantığa, pideli köfteden tahinli pideye, kestane şekerinden cevizli lokuma, süt helvasından Mustafakemalpaşa tatlısına kadar gururla anlattığımız zenginliğin arkasında büyük bir kültürel birikim bulunuyor. Bu şehrin her ilçesinin, her köyünün soframıza kattığı ayrı bir değer var. Biz bu büyük sofranın tamamını görünür kılmak istiyoruz. Bu sofranın ardındaki çiftçilerimizi, ustalarımızı ve kadınları da unutmuyoruz. Ürünlerimizi tarladan sofraya ulaştıran bütün bu emeği korumadan, yerel üretimi güçlendirmeden, güçlü bir gastronomi şehrinden söz edemeyiz. Bursa’nın toprağında yetişen bir ürün yine Bursa’da değer kazansın istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Geçmişten bugüne uzanan gastronomi mirası
Şahin Biba, 1502 yılında Sultan II. Bayezid Han döneminde hazırlanan Kanunname-i İhtisab-ı Bursa’nın ekmekten ete, sebze ve meyveden çeşitli gıda ürünlerine kadar üretim ve satış standartlarını belirlediğini hatırlattı. Biba, dünyanın ilk standart düzenlemelerinden biri kabul edilen kanunnameyle ilgili, “Yani Bursa, bundan beş asır önce sofraya gelen ürünün kalitesini, ölçüsünü, fiyatını ve tüketicinin hakkını konuşan bir şehirdi. Bu örnek, Bursa’nın gastronomi hafızasını sağlam şekilde ortaya koymaktadır. Biz bugün o köklü anlayışı çağın imkânlarıyla yeniden buluşturuyoruz. Festivalimizi de Bursa’nın gastronomi değerlerini dünyaya tanıtacak, üreticimizi destekleyecek ve şehrimizin marka değerine katkı sağlayacak önemli bir buluşma olarak değerlendiriyoruz” dedi.
Üç gün boyunca farklı gastronomi etkinlikleri
Farklı ülkelerden kardeş şehirlerin de ağırlandığı festivalin programına ilişkin bilgi veren Biba, “Üç gün boyunca söyleşilerden gastro şovlara, yarışmalardan çocuk etkinliklerine, atölyelerden tadımlara kadar birbirinden güzel programlar gerçekleştirilecek. En özel bölümlerimizden biri de ‘Fetihle Başlayan 700 Yıllık Lezzet Yolculuğu’ olacak. Selçuklu’dan Osmanlı’ya, saray ve Balkan mutfağından bugünün Bursa’sına uzanan lezzet hafızamızı burada hep birlikte yaşayacağız. Arzumuz, geleneksel tariflerimizi korurken genç şeflerimizin yeni yorumlarına alan açmak. Yerel ürünlerimizi yeni pazarlara ulaştırmak ve nihayetinde Bursa mutfağını Türkiye’de ve dünyada hak ettiği yere taşımak” ifadelerini kullandı.
Festivalin hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür eden Biba, “Herkesi üç gün boyunca yeni tatlarla tanışmaya, şeflerimizin hünerlerini izlemeye, üreticilerimizin hikâyelerini dinlemeye ve Bursa sofrasının etrafında hep birlikte buluşmaya davet ediyorum. Uluslararası 5. Bursa Gastronomi Festivalimizin Bursa’mıza, ülkemize ve gastronomi dünyasına hayırlı olmasını diliyorum. Festivalimiz bereketli olsun” diye konuştu.
Protokolden festival değerlendirmeleri
Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, kentin kültür, tarih, tarım ve sanayinin yanı sıra gastronomi turizmi açısından da önemli bir şehir olduğunu söyledi. Dünyanın farklı bölgelerinden gelen insanların Bursa’da kültürel zenginlik oluşturduğunu belirten Doğan, bu tür organizasyonların şehrin tanıtımına büyük katkı sunduğunu ifade ederek emeği geçenlere teşekkür etti.
AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten, festivalin Bursa’ya hayırlar getirmesini diledi. Bursa’nın 700 yıllık Türk kültürünü bugüne taşıyan özel bir şehir olduğunu belirten Mesten, “Son yüzyıldan Balkanlardan ve Anadolu’nun farklı şehirlerinden insanları barındıran metropol haline geldi. Kültürü, tarihi ve sanatıyla olduğu kadar gastronomisiyle de kendini ortaya çıkardı. Bursa, gastronomi alanında da kendini dünya çapında göstermelidir. Bu yolda hızla ilerliyoruz. Emeği geçenleri tebrik ediyorum” dedi.
AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç da Bursa’nın mutfak bakımından zengin bir kültüre sahip olduğunu ve kentle özdeşleşen, hafızalarda yer eden çok sayıda lezzet bulunduğunu belirterek festivalde emeği geçenlere teşekkür etti.
Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği Başkanı ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa’da asırlar içinde güçlü bir yaşam kültürü oluştuğunu dile getirdi. Gastronominin bu kültürün en sahici ve canlı yansımalarından biri olduğunu söyleyen Yılmaz, “İnegöl köftesinden cantığa, pideli köfteden tahinli pideye, süt helvasından kestane şekerine, siyah incirden Gemlik zeytinine uzanan her bir değerimiz bu şehrin toprağından, emeğinden ve hafızasından izler taşır. Günümüzde seyahat anlayışı giderek değişiyor. Artık insan gittikleri şehirleri tanımanın yanında şehrin kendine mahsus kültürünü teneffüs etmek istiyor. Bursa’nın bu noktada güçlü bir birikime sahip olduğunu biliyoruz. Bursa Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen Uluslararası Gastronomi Festivali ile yurt içinden ve yurt dışından gelen misafirlerimizin ve kent halkımızın Bursa’yı ve Bursa mutfağını tüm tarihi ve kültürel derinliğiyle tanıyacaktır. Festivalin hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
700 yıllık lezzet yolculuğu anlatıldı
Konuşmaların ardından Şahin Biba, festivale katkıları nedeniyle ana sahne moderatörü akademisyen Şef Esat Özata ile Türkiye’de ‘Yılın Çırağı’ seçilen Bursalı Melek Arbaş’a plaket takdim etti.
Biba daha sonra Gastronomi Eğitmeni, Araştırmacı ve Yazar Şef Eyüp Kemal Sevinç ile mutfak tezgahına geçti. Geleneksel pişirme yöntemleriyle sarımsaklı pilav ve tavuk kebabı hazırlayan Biba’ya, Şef Eyüp Kemal Sevinç yemeğin püf noktalarını anlattı. Katılımcılar hazırlık sürecini dikkatle izledi.
Malzemeleri tek tek hazırlayıp tencereye koyan Şahin Biba, evinde genellikle fırın yemekleri ve balık yaptığını, balığın buğulamasını ve soğanlı yumurtayı sevdiğini belirtti.