Kadın müşterilere ve çalışma arkadaşlarına yönelik uygunsuz ifadeler kullandığı gerekçesiyle işten çıkarılan restoran müdürünün açtığı dava yıllar sonra sonuçlandı. İş Mahkemesi’nin kararını inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işverenin haklı fesih yaptığını belirterek kararı oy birliğiyle onadı.
Olayın Özeti
İş Mahkemesi’ne başvuran S.M., Canım-balım gibi sözler söylediği iddiasıyla tacizle itham edildiğini, fakat hiçbir müşteriyle böyle bir diyalogunun yaşanmadığını, iş yerinde çalışan arkadaşları arasında dinlenme alanında yapılan sohbetlerden kesitler alınarak suçlu gösterilmeye çalışıldığını öne sürdü. S.M., sözlü savunmasını verdiğini ancak yazılı savunmasının alınmadığını belirtti; ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu’na (46) kod numarası ile bildirilen işten çıkarılma nedeninin düzeltilmesini istedi.
Tacizle Suçlandım İddiası
İş Mahkemesi’ne başvuran S.M., “Canım-balım” gibi sözler söylediği öne sürülerek tacizle itham edildiğini, ancak hiçbir müşteriyle böyle bir diyaloga girmediğini, iş yerinde çalışan arkadaşları arasında dinlenme alanında yapılan sohbetlerden kesitler alınarak suçlu gösterilmeye çalışıldığını savundu. S.M., yazılı savunmasının alınmadığını öne sürdü ve SGK’ya bildirilen işten çıkarılma nedeninin düzeltilmesini talep etti.
İşverenin Savunması
İş veren tarafı, davacının yeme içme sektörüyle uğraşan restoranda müdür olarak görev yaptığını, iş yerine uygun olmayan davranış ve beyanları nedeniyle çalışma ortamında rahatsızlık yaratıp iş akışını olumsuz etkilediğini belirterek, iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-(e) hükmü uyarınca haklı nedenle sona erdirildiğini savundu.
İddialar ve Bulgular
Davalı işletme sahibi, çalışanın iş yerine ziyarete gelen yakınlarıyla ilgili olarak “bekar mı?” “bana ayarlar mısın?” şeklinde rahatsız edici konuşmalar yaptığını, ikazlarına rağmen bu davranışlarını sürdürdüğünü, davacının davranışlarının doğruluk ve bağlılığa uymadığını ve muhatabını rahatsız edecek nitelikte olduğunu kaydetti. Çalışanların şikâyetlerinin yazılı tutanak altına alındığını, davacıdan savunmanın istendiğini, savunma talebine ilişkin bildirimin imzalanmadığını, bunun üzerine iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun’un 25/II-(e) hükmü uyarınca haklı nedenle feshedildiğini düşündüklerini belirtti.
YARGITAY KARARI
İş Mahkemesi; davacının, davalı işveren tarafından SGK’ya gösterilen işten çıkış kodunun değiştirilmesini talep ettiğini, dinlenen tanık beyanları ile sabit olduğu üzere davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine hükmetti. Karar istinafa taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi, itirazı geri çevirdi. Karar temyiz edilince devreye Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi.
Kararda, “Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı asıl tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. İlk derece mahkemesinin kararının onanmasına oy birliği ile karar verilmiştir” denildi.
Yargıtay, iş yerinde çalışma arkadaşlarına ve kadın müşterilere yönelik kullandığı ifadeler nedeniyle tazminatsız işten çıkarılan restoran müdürünün açtığı davada emsal niteliğinde bir karara imza attı. “Canım, balım”, “Bekar mısın?” gibi sözlerle çalışanları ve müşterileri rahatsız ettiği öne sürülen müdürün iş akdinin haklı nedenle feshedildiğine hükmeden yüksek mahkeme, İş Mahkemesi’nin kararını oy birliğiyle onadı.


