İstanbul merkezli ilaç simsarlığı şebekesi, M.G. ve P.E.’nin liderliğinde, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından Kasım 2025’te başlatılan çalışma sonucunda çökertildi. Teknik ve fiziki takiple 8 ay süren izleme sonrasında, simsar ağının ilaçları Türkiye’ye gelen yabancı alıcılara elden teslim ettiği ve alıcıların işlemlerin ardından ilk uçakla ülkelerine döndüğü tespit edildi.
İlaçlar hangi ülkelerde ticarileştirildi?
Şebekenin ilaçları en çok Batılı ülkelerin ambargo uyguladığı İran ve Mısır’a göndermek üzere hareket ettiği belirlendi. Türkiye’de piyasa değeri yaklaşık 120 bin TL’yi bulan yüksek bütçeli ilaçların, yurt dışındaki karaborsada 3 ila 5 katı fiyatlara satıldığı öğrenildi. Devam eden savaş nedeniyle ilaç stoklarında ciddi sıkıntı yaşayan Ukrayna’nın da şebekenin ihracat rotalarından biri olduğu saptandı. İlaçların, alıcılara elden teslim edilmesinin yanı sıra; gümrük denetimlerinden kaçmak amacıyla kargo paketlerine “sakız, draje ve şeker” gibi asılsız etiketler yapıştırılarak yurt dışına gönderilmeye çalışıldığı ortaya çıkarıldı.
Sistemin merkezi kimlerden oluşuyor?
Yasa dışı organizasyonun merkezinde eczacılar ile ecza deposu çalışanlarının yer aldığı belirlendi. Sistemin işleyişine göre; eczacılar tarafından usulsüz şekilde temin edilen kopya reçeteler kullanılıyor, rüşvet verilen ecza deposu çalışanları aracılığıyla da ilaçlar piyasadan çekiliyordu. Olası denetimlerden kaçmak adına, halk sağlığını hiçe sayacak şekilde uygunsuz koşullarda saklanan bu ilaçlar, eczacıların evlerinde depolanıyordu. Şüphelilerin, kolluk kuvvetlerine yakalanmamak için taşıma esnasında yanlarında sürekli sahte faturalar bulundurduğu ve denetimlerde bu belgeleri ibraz ederek kendilerini kamufle etmeye çalıştıkları anlaşıldı.
İlaçlar nerede depolandı?
İlaçlar, eczacıların evlerinde depolandı ve 8 aylık takip sonrasında operasyona geçildi. İstanbul, Ankara, Kahramanmaraş, Diyarbakır, Şırnak ve Hakkari illerinde eş zamanlı baskınlar gerçekleştirildi; 19 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüpheliler, sorgulanmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğünün Vatan Yerleşkesine getirildi. Şüphelilerin ev, iş yeri ve araçlarında yapılan aramalarda, ilaçların büyük bölümünün eczacıların evlerinde ortaya çıktığı belirlendi.
Ele geçirilenler arasında hangi ürünler vardı?
Yapılan aramalarda, reçetesiz satışı yasak olan çok sayıda ilaç ele geçirildi. Ele geçirilenler arasında; Organ nakli sonrası vücudun organı reddetmesini engelleyen hayati ilaçlar, hormon baskılayıcılar, ameliyat sonrası tedavi ilaçları, spor salonlarında sporcuların sağlığını tehlikeye atarak kas gelişimini artırmak amacıyla kullanılan testosteron türevi ilaçlar yer alıyor.
İlaçlar ne yapılacak?
Emniyet kaynakları, uygun iklim ve saklama koşullarında muhafaza edilmeyen ve birçoğunun son kullanma tarihi geçmiş olan bu ilaçların, adli soruşturmanın tamamlanmasının ardından imha edileceğini bildirdi.
Vatandaşlar üzerinde nasıl bir etki yarattı?
Türkiye’de de kotalı olarak satın alınan tedavi ilaçlarının da simsar ağının içinde yer aldığı ortaya çıktı. Birçok vatandaşın aradığı ancak eczacıların stoklarımızda yok dediği ilaçların karaborsada satılması vatandaşların tedavisini engelledi ve ödenmeyen vergiler sebebiyle de devlete maddi olarak zarar verdiği öğrenildi.
İstanbul merkezli 6 ilde düzenlenen operasyonla, liderliğini M.G. ve P.E.’nin yaptığı dev ilaç simsarlığı şebekesi çökertildi. Mali polisin 8 aylık takibi sonucu; bazı eczacı ve ecza deposu çalışanlarının rüşvet ve kopya reçetelerle piyasadan topladığı hayati ilaçları evlerinde sakladığı, vatandaşların tedavisini engelleyerek devleti zarara uğrattığı ortaya çıktı. Türkiye’de hastaların bulamadığı kotalı ilaçlar ile sporcuların sağlığını tehdit eden binlerce testosteron hapını iç piyasadan çeken şebekenin; gümrük denetimlerini aşmak için kargolara “sakız ve şeker” etiketi yapıştırdığı, Türkiye’de 120 bin TL olan ilaçları ise ambargo uygulanan İran ve Mısır ile savaş mağduru Ukrayna’daki karaborsada 3 ila 5 katı fiyatlara sattığı belirlendi.


