Bir işçinin kişisel nedenlerle işten ayrılması durumunda kıdem tazminatı alıp alamayacağına dair Yargıtay’dan emsal niteliğinde bir karar çıktı. Üç yıldır çalıştığı işyerinden kendi isteğiyle ayrılan bir işçinin, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kıdem tazminatı ödenmesi yönündeki kararının hatalı olduğunu belirten Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bu kararı bozdu.
Kişisel Sebeple İstifa Eden İşçi ve Tazminat Talebi
İnşaat firmasının yurt dışı şantiyesinde görev yapan K.L. isimli işçi, istifa dilekçesinde “kişisel sebepler” gerekçesini belirtti. Türkiye’ye döndükten sonra İş Mahkemesi’ne başvuran işçi, çalıştığı süre boyunca ücretlerinin eksik ve zamanında ödenmediğini, bu nedenle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücretleri ile diğer alacaklarının tahsilini talep etti.
Davalı şirket avukatı ise iş sözleşmesinin işçinin istifası ile sonlandığını, dolayısıyla herhangi bir tazminat hakkının doğmadığını savundu. Ayrıca, yıllık 270 saate kadar olan fazla mesainin ücrete dahil olduğunu, işçinin günlük 8 saati aşmadığını ve yurt dışındaki hafta tatili günlerinde çalıştırılmadığını ileri sürdü. Davacının el yazısıyla “kişisel sebepler”den dolayı istifa ettiğini kabul ettiğini belirten şirket avukatı, davanın reddini istedi.
İş Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi Kararları
İş Mahkemesi, istifa dilekçesindeki “kişisel sebepler” ifadesini dikkate alarak kıdem ve ihbar tazminatı taleplerini reddetti. Bu karara itiraz eden davacı avukatı, dosyayı Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi, işçinin istifa dilekçesinde kişisel sebepler belirtilmesine rağmen, ödenmeyen ücretler nedeniyle iş akdinin haklı nedenle feshedildiğine hükmederek kıdem tazminatı ödenmesine karar verdi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nden Bozma Kararı
İşverenin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi konuyu inceledi. Daire, işçinin istifa dilekçesinde kişisel sebeplerden söz ettiğini, alacaklarının ödenmediğine dair bir ibare bulunmadığını ve işveren baskısı altında imza attığı iddiasını ispatlayamadığını tespit etti.
Yargıtay kararında şu ifadelere yer verildi: “İstifa dilekçesindeki kişisel sebep ifadesi, işverenden veya işyerinden kaynaklanan bir sebep olmayıp davacının kendisine ait özel bir durumu ifade eder. Bu durumda haklı fesih sebebi olarak kabul edilemeyecek kişisel sebepleri gerekçe göstererek işten ayrılan davacının, kıdem tazminatı alacağına yönelik talebinin reddi gerekir. Mahkemece dosya kapsamına uygun olmayan yazılı gerekçeyle talebin kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” Bu gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı oy birliğiyle bozuldu.


